Mesleki ve Teknik Eğitimde İyileştirme Potansiyeli


Dr. Hayrettin Karcı
Genel Koordinatör
Teknoloji ve Eğitim
FESTO San. ve Tic. A.Ş.

Özet
Genel olarak, mesleki ve teknik eğitim uygulamaları incelendiğinde, eğitimin daha çok mesleki ve teknik boyutu üzerinde durulduğu görülmektedir. Bu durum, ülkeden ülkeye farklılık göstermekle beraber, özellikle gelişmekte olan ülkeler bu tür bir eğitim prosesinden olumsuz yönde daha çok etkilenmektedir. Zira, mesleki ve teknik eğitimin, hedeflenen verim ve kaliteye ulaşılabilmesi için sağlam bir zemin üzerine inşa edilmesi gerekmektedir. Burada zemin, eğitimi alacak kişinin özelikle bireysel ve sosyal durumunu ifade etmektedir. Bilindiği gibi, bir bina inşa edileceği zaman önce binanın inşa edileceği zemin incelenir. Zira, zeminin durumu bina inşaatı ile ilgili verimi, kaliteyi ve tamamlama süresini önemli derecede etkiler. Eğitim prosesi, bina inşaatından çok daha kompleks bir yapıya sahiptir. Zira, farklı bireysel ve sosyal özelliklere sahip öğrenciler aynı eğitim programına katılabilmektedir. Ve proses oldukça karmaşık bir yapıya dönüşmektedir. Bilindiği gibi, bireysel ve sosyal yönden olası zayıflıkların iyileştirilmesi kendiliğinden olacak bir iş değildir. Dolayısıyla, mesleki ve teknik eğitim prosesinde işin bu boyutunun da dikkate alınması doğru bir yaklaşım olacaktır. Zira, bu alandaki iyileştirme potansiyeli, özellikle gelişmekte olan ülkelerde daha yüksek olabilmektedir. Bu alandaki uygunsuzlukların giderilememesi, eğitim prosesinin kalitesini ve verimini olumsuz yönde etkilemektedir.

1. Giriş
Yaşamın kolaylaştırılması ve yaşam standardının geliştirilmesinde mesleki ve teknik eğitimin kuşkusuz önemli bir yeri vardır. Bu nedenle, düyanın her yerinde mesleki eğitim faaliyetleri artarak sürdürülmektedir. Bununla beraber, küreselleşme sürecinin getirdiği değişim de mesleki ve teknik eğitim prosesini daha verimli ve kaliteli olmaya zorlamaktadır. Mesleki ve teknik eğitim alarak yetişmiş personelin ürettiği hizmet ve ürünler dünyanın her yerinde bir birleriyle rekabet durumunda olduğundan, bu alanda çalışan personelin almış olduğu eğitimin önemi de giderek artmaktadır. Özellikle küresel rekabet açısından, mesleki ve teknik eğitimde verim ve kalite ön plana çıkmaktadır. Bu makalede, teknik eğitimin verim ve kalitesinin arttırılmasında olası iyileştirme potansiyeli ele alınarak çözüm önerileri üzerinde durulacaktır.

2. Amaç
Mesleki ve teknik eğitimin amacı, bilindiği gibi konusunda uzman insan yetiştirmektir. Zira, rekabet koşullarının giderek zorlaştığı iş dünyasının uzman personele ihtiyacı vardır. İşletmelerin uzman personelden beklentileri giderek artmakta ve daha kompleks bir yapıya dönüşmektedir. Bu nedenle, diğer alanlarda olduğu gibi mesleki ve teknik eğitimde de değişim zorunluluğu vardır. Değişim, eğitim prosesinin tüm aşamalarında etkili olmakla beraber, bazı konularda daha çok yoğunlaşmaktadır. Ve yoğunluk arzeden aşamalar temel eğitim ve kültürel yapıya bağlı olarak ülkeden ülkeye farklılık gösterebilmektedir. Burada önemli olan, genel eğitim prosesi içerisinde zayıf noktaları tespit ederek iyileştirmektir

3. Eğitim prosesi
Mesleki ve teknik eğitim prosesinde uzman personel yetiştirmek, bilindiği gibi bir çok faktöre bağlıdır. Bu faktörlerin başlıcaları, eğitim programının yapısı, içeriği, eğitim dökümanları, eğitim ekipmanları, eğitim ortamı, eğitimciler, öğrenciler ve öğrenci aileleri olarak ifade edilebilir, şekil 1. Bu faktörlerin her biri, eğitimin verim ve kalitesini etkilemektedir. Ancak, verim ve kalitenin arttırılmasında her bir faktörün içerdiği iyileştirme potansiyeli farklıdır.
Konu, mesleki ve teknik alanda uzman insan yetiştirmek olduğuna göre öncelikle yetiştirilecek insanın ele alınmasında yarar vardır. Zira, yetiştirilecek insanın kendisi eğitim prosesinin çıktısı olacağından verim ve kalite açısından belirleyici olmaktadır. Bunun ardından eğitimciler ve diğer faktörler etkili olmaktadır. Fakat, daha önce de belirtildiği gibi, bu faktörlerin iyileştirme potansiyeli ülkeden ülkeye farklılık gösterebilmektedir. Ve bu farkın oluşmasında aile, çevre ve ülke kültürü etkili olmaktadır.

4. Endüstrinin beklentileri
Endüstri açısından bakıldığında, işe alınacak personel önce bireysel ve sosyal yönden değerlendirilmektedir. Bilindiği gibi, bireysel ve sosyal yönden güçlü bir profil ortaya koyamayan kişinin mesleki ve teknik yönden de başarılı olması çok zordur. Zira, mesleği icra edecek olan bireyin kendisidir. Ve bireyin kendisi ile ilgli bir sorun varsa, mesleğini verimli ve kaliteli bir şekilde icra etmesi zorlaşır. Dolayısıyla, bireysel ve sosyal yeterlilik işin özünü oluşturur. Mesleki yetkinlikler, ancak güçlü ve sosyal bir bireyin üzerine inşa edilebilir. Bu durum, bir binanın zemini gibidir. Zemin problemi olan bir yerde inşaat yapabilmek için önce zemin probleminin çözülmesi gerekmektedir. Fakat, endüstri zemin probleminin çözümüyle uğraşmak yerine, zemini düzgün kişileri arıyor. Zira, zemin çalışması, çok zaman almakta ve fazla yatırım gerektirmektedir. İş yerlerinin bunun için ne zamanı ne de harcayacak parası vardır. Bu durumda, zemin probleminin öncelikle çözülmesi gerekmektedir. Ancak bu adım tamamlandıktan sonra, mesleki ve teknik eğitimin başarılı olabileceği düşünülebilir. Aksi halde, bireysel ve sosyal sorunlar giderilmeden gerçekleşen eğitim prosesinde maliyetler oluşmasına rağmen beklenen performans gösterilemiyor ve kaynaklar verimsiz kullanılıyor.
Sosyal açıdan bakıldığında, insanlarla ilgili bireysel ve sosyal problemlerin oluştuğu noktalara dikkatlerin çevrilmesi ve bu uygunsuzlukların önlemesi için doğru tedbirlerin alınması gerekmektedir. Zira, söz konusu olan inasandır. Ve insan, değer üreterek yaşama entegre olmalıdır.

5. Öğrencinin potansiyeli
Sadece bireysel yönden gelişmek, insana kendi dünyasında tek boyutlu bir esneklik sağlar. Bu esneklik sosyal yönden de takviye edilirse daha anlamlı ve içerikli bir konuma gelebilir. Ancak, profesyonel yaşam için bu durum tek boyutlu olduğundan yeterli değildir. Zira profesyonel yaşam, ikinci boyutu oluşturan mesleki ve teknik gelişmişliği de gerektirmektedir. İkinci boyut ile insan, daha fazla hareket olanağına kavuşmaktadır. Bu hareketlilik iki boyutlu düzlemsel bir hareket gibi hayal edilebilir. Bu şekilde insan bir düzlemde her istikamette hareket edip, yaşama daha fazla değer katabilir. İnsan yaşamının üçüncü boyutunu, yönetim becerileri oluşturur, şekil 2. Yönetim becerilerini geliştiren insan, bulunduğu düzlemden daha farklı düzlemlere geçerek bir tür uzaysal hareket olanağı yakalar. Üç boyutun ortak kullanımı ile elde edilen esneklik, insana hem bireysel ve sosyal yaşamında hem de iş yaşamında geniş olanaklar sağlar. Resmin tamamını görme olanağı yakalar ve severek çalışacağı, dolayısıyla başarılı olacağı alanı keşfedebilir. Bilindiği gibi, insanın severek çalışacağı alanı keşfetmesi ve ona yönelmesi, sadece iş yaşamı değil, bireysel ve sosyal yönden de kendisine büyük bir zenginlik ve motivasyon sağlar.
Görüldüğü gibi, mesleki ve teknik eğitim bu boyutlardan sadece bir tanesidir. Ve etkili olabilmesi için daha önce bireysel ve sosyal boyutta olası eksikliklerin giderilmiş olması gerekir. En fazla iyileştirme potansiyelinin bireysel ve sosyal boyutta olduğu düşünülmektedir. Bu boyuttaki uygunsuzluklar, diğer boyutların verimli ve kaliteli bir şekilde kazanılmasını ve uygulanmasını olumsuz yönde etkilemektedir.

6. Eğitimcinin potansiyeli
Eğitimcinin öğrenciye gereken desteği verebilmesi için, yukarıda izah edildiği gibi kendisini üç temel boyutta mutlaka geliştirmesi gerekir. Eğitimci, güçlü ve sosyal bir birey olmakla beraber, temsil ettiği meslek ve yönetim açısından da örnek olmalıdır. Eğitimcinin, mesleki bilgi ve becerinin yanısıra, güçlü bir iletişim ile öğrencilere yaşama sevinci ve heyecanı verebilmesi başarı için önemlidir, şekil 3.
Eğitimci aynı zamanda örnek bir insandır. Öğrenciler ondan etkilenir. Bu etkilenme olumlu ve geliştirici olmalıdır. Eğitimcinin, bilgi ve beceri kazandırmanın yanısıra, öğrencinin bireysel ve sosyal yönden gelişmesine de rehberlik etmesi beklenir. Sadece, mesleki ve teknik bilgi yükleyerek iyi bir sonuç alınacağını düşünmek doğru olamaz. Zira, eğitim prosesinin çıktısı olan öğrencilerin daha sonraki iş yaşamlarında bu durum izlenebilmektedir. Öğrencilerin mesleki ve teknik bilgilerle yüklenmesi bir trenin vagonlarını yüklemeye benzer. Öğrencinin kendisi ise trenin lokomotifine benzer, şekil 3.
Vagonlar doldurulup, lokomotif ihmal edilirse, trenin hedefe varması zorlaşır. Belki de bir yerde kalıverir. Ve bu durumda vagonların dolu olması işe yaramaz. Bu durumda, vagonları doldurmak için yaplan yatırım da amacına ulaşmamış olur.

7. Eğitim ortamı
Eğitim ortamı, eğitim prosesinin en önemli bileşenlerinden biridir. İstenilen çiçeklerin yetiştirilmesinde bahçenin durumu ne kadar önemliyse öğrencilerin amaca göre yetişmesinde de eğitim ortamı o kadar önemlidir.
Eğitim ortamının, sadece mesleki bilgi ve beceriyi destekleyen düzen, donanım ve standartlara sahip olması yeterli değildir. Şekil 2 ile de ifade edilmek istendiği gibi, profesyonel yaşamın gerektirdiği tüm unsurların, eğitim ortamında örnek bir biçimde temsil edilmesi gerekir. Bilindiği gibi, öğrenciler, yaşamlarının önemli bir dönemini eğitim ortamında geçirirler ve onların değişip şekillenmesinde bu ortam önemli rol oynar. Ortamın öğrenciler üzerinde bıraktığı etki, öğrencilerin ileride çalışacakları ortamlarda oluşturacakları tertip, düzen, ve standartlara yansır. Dolayısıyla, eğitimde sadece mesleki bilgi ve beceri üzerinde durmak yeterli değildir. Çoğunlukla, eğitimde verilen bilgi ve becerinin dışında kalan bireysel ve sosyal yeteneklerin geliştirilmesi kendiliğinden olacakmış gibi düşünülür ve öyle olmadığı için de öğrenciler endüstrinin beklentilerini karşılamakta zorlanır.

8. Dökümanlar ve ekipmanlar
Mesleki ve teknik eğitimde dökümanlar ve ekipmanların önemi kuşkusuz büyüktür. Bunlar, eğitim ortamını güçlendiren ve zenginleştiren unsurlardandır. Döküman ve ekipmanlarda en çok dikkat edilmesi gereken hususun, güncellik ve çekicilik olduğu görülmektedir. Güncellik, aktarılan bilginin amaca uygunluğunu gösterir. Ve konuda endüstrinin beklentileri önemli rol oynar. Çekicilik ise, öğrenciyi motive eder ve kolay öğrenimi sağlar. Kuşkusuz, döküman ve ekipmanların tasarımında öğrenme ile ilgili insan psikolojisi dikkate alınmalıdır. Zira, tüm bu çalışmaların önemli bir hedefi vardır. Ve bu hedef inanın eğitimdir. Bununla beraber, bir çok eğitim dökümanı ve ekipmanı incelendiğinde, bu konuda yeterli hassasiyetin gösterilmediği gözlenmektedir. Tüm bunlar, eğitim prosesini ve dolayısıyla hedeflenen insan yetiştirmeyi olumsuz yönde etkilediğine göre iyileştirilmeli ve geliştirilmelidir.

9. Öğrenci ailesi
Öğrencinin ailesi, okul öncesi olduğu gibi okul döneminde de öğrencinin kendini geliştirmesinde önemli bir rol oynar. Aileler, doğal olarak çocuklarının iyi bir eğitim alıp yaşama güçlü bir şekilde hazırlanması ister. Ancak, okul ve aile işbirliği ile bu isteğin uygulamaya dönüşmesi, eğitim prosesinin verimini olumlu yönde etkiler.
Eğitim ortamının önemli bir kısmını oluşturan aile ortamı ile okul ortamı arasındaki olası kopukluk, öğrenciyi psikolojik yönden etkileyeceğinden, eğitim prosesinide olumsuz yönde etkiler. Bu nedenle, okul ve aile, insan yetiştirmek olan ortak hedefi sahiplenip bunun için birlikte çalışmalıdır. Okul ve aile arasında tesis edilecek bu ortak çalışmayı hisseden ve yaşayan öğrenci, kendini daha bir güvende hissedecek ve daha başarılı olacaktır.

10 Sonuç
Mesleki ve teknik eğitim prosesinin amacı, bilgi ve beceri kazandırmanın yanı sıra insanın yetişmesine katkıda bulunarak onu yaşama hazırlamaktır. Yaşamda başarılı olmak için, sadece mesleki ve teknik bilgi yeterli değildir.
Mesleki ve teknik bilgiyi etkin bir şekilde uygulayarak farklı değerler yaratmak aynı zamanda güçlü ve sosyal bir birey olmayı da gerektirir. İşin bu yönü kendiliğinden olamayacağına göre, eğitimde bunun da dikkate alınması doğru olacatır. Hatta, bu konuda diğer konulara göre daha çok iyileştirme potansiyeli olduğu söylenebilir.
Bununla beraber, eğitimin etkinliğinde doğal olarak, programın yapısı, içeriği, eğitimci, eğitim ortamı, eğitim dökümanları ve ekipmanları gibi prosesinin diğer bileşenleri de önemli rol oynar. Eğitim prosesinin, sürekli izlenerek performansının ölçülüp değerledirilebileceği bir yapıya kavuşturulması, prosesin sürekli geliştirilmesi açısından önemli katkılar sağlayacaktır. Bu şekilde, özellikle iyileştirme potansiyelinin hangi alanlarda yoğunlaştığı daha açık bir şekilde ortaya çıkacak ve düzeltip geliştirme daha etkili olacaktır. Unutmamak gerekir ki, bu prosesin çıktısı yetişmiş insandır ve her insan doğal potansiyeli itibariyle yaşama bir çok yenilikler katma yeteneğine sahiptir.

Kaynak : Otomasyon Dergisi
www.bilesim.com.tr/tr/yayincilik/otomasyon/

 

[ Geri ]